ATA DERNEĞİ ©2019
Cumhuriyet ilk kez orada konuşuldu! Kızılca Gün

Cumhuriyet ilk kez orada konuşuldu! Kızılca Gün

27 Aralık 1919 Cumartesi günü Dikmen sırtlarında binlerce Ankara’lı, çevre il-ilçelerden gelenlerle birlikte, 3000 atlı 700 yaya Seğmen ile Bacıyan örgütüne bağlı kadınlar, davul-zurna eşliğindeki coşkuyla bekleşiyorlardı.

Yıllardır süren savaşlar, Osmanlı İmparatorluğu’nu milyonlarca kilometrekare toprağı terk ederek Anadolu’ya çekilmek zorunda bırakmıştı. Mondros Ateşkesi ile Sevr Antlaşmaları, Yunan Ordusu’nun İzmir’e çıkarak Anadolu içlerine ilerleyişi, Osmanlı Devleti’nin çöktüğünün imiydi. Yayılmacı devletlerin Anadolu’yu paylaşacakları yazılıyor, konuşuluyordu. İstanbul yönetimi yüzyıllardır Anadolu Türklüğünü, yalnızca vergi toplanacağında ya da asker gerektiğinde anımsıyordu. Yaygın bulaşıcı hastalıklar, yoksulluk, eşkıya- çete soygunları halkı umarsız bırakmıştı.

Oysa Mondros Ateşkes Anlaşması’ndan sonra kurtuluşun ancak silahlı bir çarpışmayla sağlanabileceği, yeni bir Türk Devleti’nin kurulması gerektiği düşüncesine dayalı, stratejik tasarım çalışmalarını başlatan birisi vardı.

‘Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’ toplumu bilgilendirerek savaşıma hazırlamak, ‘Kuvay-ı Milliye Örgütleri’ silahlı direnişler için, oluşturulmuştu. Kurtuluşun kuramı, iki kavramla kurgulanmıştı: ‘Derinlikte Savunma’, ‘Topluca Savaş’!

Anadolu’nun coğrafya yapısı, askeri anlamda derinlikte savunmaya uygundu. Halkın tamamının katılacağı bir savaş da başarı için gerekliydi. Ayrıca utkudan sonra kurulacak yeni devletin ilkelerinin de, niteliklerinin de özümsenmesini sağlamaya yardımcı olacaktı.

Böyle bir tasarımı düşünüp uygulayabilecek Türk’ün kim olduğu da giz değildi; Mustafa Kemal Paşa! Utkunun hangi komutanlarla, hangi aydınlarla gerçekleştirebileceğini de biliyordu. Savaşımın yönetim yeri ile, yeni devletin ortası da Ankara olarak tasarlanmıştı. Ankara; Asya’daki Selenge Irmağının bir kolu olan Angara kıyılarından, Anadolu’ya yüzyıllar önce gelen Oğuz Boyu’nun verdiği bir addı. Selçuklular döneminde Angara Beyliği idi. Hace Bayram, Hace Bektaş gibi Türkistan’dan gelen Türklük elçileri, Anadolu’da etkili, saygın, bilge kişilerdi.

İstanbul’da tamamladığı tasarımını uygulamak için, Anadolu’ya geçmesi gerekiyordu. İzmit-Adapazarı yoluyla Ankara’ya gitmeyi düşündü. Buyruk Subayı Cevat Abbas Bey’i, Gebze’de Kuvay-ı Milliye’yi örgütlemiş olan Yahya Kaptan’a göndererek, güvenlik önlemlerini almasını bildirdi. Ancak İngiliz askeri birlikleri, İstanbul Hükümeti’nin gönderdiği askerler ile, işbirlikçileri Anzavur kuvvetleri Yahya Kaptan’ı öldürünce, başka seçenekler düşünmeye başladı.

O günlerde, İngiliz işbirlikçisi Vahdettin, damadı Ferit Paşa ile Bakanlar Kurulu bir öneriyi tartışıyorlardı; “Mustafa Kemal Paşa İngilizlerle aramızda sorun çıkartıyor. Ya aramıza alıp etkisizleştirelim ya da Anadolu dağlarına gönderip yok edelim.”

İkinci seçeneğin uygulanması kararlaştırıldı.

Tanrı Türk’ü koruyordu. Anadolu yolu açılmıştı. 19 Mayıs’ta Samsun’dan başlayan Anadolu çalışmaları Havza, Amasya, Erzurum’dan sonra 4 Eylül’de Sivas’ta tamamlanmıştı. Ankara’ya en kısa ulaşım yolu Yozgat’tan geçmesine karşın önce Kayseri’ye sonra Nevşehir/Hace Bektaş’a gitti. Orada Anadolu’nun Türkleştirilmesi için yüzlerce yıldır sürdürülen bir bilinç olduğunu biliyordu. Cumhuriyet ilk kez orada konuşuldu.

Anadolu’nun ortasında yeni bir Türk Devleti’nin kurulmasının, yeni bir Kağan seçilmesinin günü gelmişti. ‘KIZILCA GÜN’ Türk-Oğuz ekininde, devlet bunalım dönemine girdiğinde, yeni kurulacak devlete yeni bir Kağan’ın seçildiği kutlu günün adıydı.

27 Aralık 1919’da Dikmen sırtlarındaki Mustafa Kemal Paşa’yı karşılama törenini tarihçi Enver Behnan Şapolyo’nun yazdıklarından okuyalım:

Mustafa Kemal Paşa Seymen Efeleri’nin ellerini tek tek sıkar;
– Merhaba efeler!
– Sağol Paşa Hazretleri!
– Arkadaşlar buraya neden geldiniz?
– Millet yolunda kanımızı akıtmaya geldik!
– Fikrinizde sabit misiniz?
– And olsun!

Mustafa Kemal Paşa’nın gözleri yaşarmıştı.
– Var olun yiğitler!

Atatürk’ün Ankara’ya gelişi ile ‘Kızılca Günün’ 106’ncı yıldönümü kutlu olsun.
Ne mutlu Türk’üm Diyene!

İlteriş ÇINAROĞLU – Ata Derneği Yön. Kur. Bşk.

ATA DERNEĞİ olarak, kişisel verilerinizin gizliliğine büyük önem veriyoruz. Bu gizlilik politikası, web sitemizi ziyaret ettiğinizde hangi bilgileri topladığımızı, bu bilgileri nasıl kullandığımızı ve nasıl koruduğumuzu açıklamaktadır. Kişisel verileriniz, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) başta olmak üzere ilgili mevzuata uygun şekilde işlenmektedir. Onayla Ayrıntılar